1. Haberler
  2. Bülten
  3. Hayata yeniden açılan kapı: “Konak Belediyesi Semt Merkezi”

Hayata yeniden açılan kapı: “Konak Belediyesi Semt Merkezi”

 Konak Belediyesi Enver Şükrü Aytulun Saadet Mirci Semt Merkezi’nde hayata tutunan, yaşama sevincini yeniden kazanan Aktan Apaydın, katıldığı kursların, kermeslerin ve edindiği arkadaşların yaşamını nasıl değiştirdiğini, “Burası beni hayatta tutuyor. Hâlâ üretebiliyorum, hâlâ hayatlara dokunabiliyorum. Ben artık evde ağlayan, perdeleri kapatıp oturan bir Aktan değilim” sözleriyle anlattı.

Hayata yeniden açılan kapı: “Konak Belediyesi Semt Merkezi”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(İZMİR) – Konak Belediyesi Enver Şükrü Aytulun Saadet Mirci Semt Merkezi’nde hayata tutunan, yaşama sevincini yeniden kazanan Aktan Apaydın, katıldığı kursların, kermeslerin ve edindiği arkadaşların yaşamını nasıl değiştirdiğini, “Burası beni hayatta tutuyor. Hâlâ üretebiliyorum, hâlâ hayatlara dokunabiliyorum. Ben artık evde ağlayan, perdeleri kapatıp oturan bir Aktan değilim” sözleriyle anlattı.

Konak Belediyesi’nin kadınların gücüne güç katan merkezlerinden Enver Şükrü Aytulun Saadet Mirci Semt Merkezi’nde, “hayata tutunuş öyküsü” yazıldı. Merkezin kursiyerlerinden 66 yaşındaki Aktan Apaydın, hayatının amacını Saadet Mirci Semt Merkezi’nde buldu ve hikâyesini anlatarak kadınların isterlerse her şeyi başarabileceklerinin canlı örneği oldu.

Yıllarca hasta babasının bakımını üstlenen Apaydın, babasının vefatının ardından dört duvar arasında, yalnızlıkla baş başa kaldı. Hayata küsen, perdelerini sımsıkı kapatarak içeriye gün ışığının bile girmesine izin vermeyen Apaydın, yaşadığı boşluktan çıkmanın yolunu ise Konak Belediyesi Saadet Mirci Semt Merkezi’nde buldu. Burada çini, mozaik, punch nakışı, döküm sırlama, epoksi gibi kurslara katılan, yeteneklerini geliştiren, arkadaşlar edinen ve kermesler sayesinde bütçesine katkı koyan Apaydın, kendi deyimiyle hayata yeniden tutundu.

“BEN BURADA, HÂLÂ İŞE YARADIĞIMI HİSSEDİYORUM”

Aktan Apaydın, babasının vefatının ardından geçirdiği günleri ve Saadet Mirci Semt Merkezi’yle tanışmasını şu sözlerle anlattı:

“Babamın rahatsızlığından dolayı uzun yıllar evde kalmak zorunda kaldım. Zor bir dönem geçirdim. 2012’de babamı kaybettim. Büyük bir boşluğa girdim. Zamanımı yıllardır evde geçirmiş olduğum için dışarıya adapte olamadım. Dışarı çıkmak istemedim, perdeleri açmak istemedim. Kitap okumayı çok severdim, ondan da vazgeçtim. Tamamen asosyal bir insan olarak evde yaşamaya başladım. Sonra toparlanmam gerektiğini düşündüm. Halk Eğitim’in kapısında, küçük bir kâğıtta, ‘Saadet Mirci Semt Merkezi’nde kayıtlar devam ediyor’ yazısını gördüm. Geldim, beni çok iyi karşıladılar. Merkeze girdiğim zaman zaten bir enerji hissettim. ‘Yapabilir miyim, tekrar hayata atılabilir miyim’ diye düşünürken üç kez gidip geldim ve sonunda kayıt oldum. Başlayış, o başlayış. 66 yaşındayım, halen devam ediyorum, çok mutluyum. Buraya başladıktan sonra, hayatımda çok büyük değişiklikler yaşadım. Bir kere, artık eve kapanmıyorum. Eskiden yaşlılar evde otururmuş, eline bir iş alıp torun bakıp o şekilde yaşarmış. Ben ise burada, hâlâ işe yaradığımı hissediyorum.”

“BURASI HAYATIMA NEŞE KATIYOR”

Kurslarda arkadaş edinen, hayatı yaşamayı ve paylaşmayı yeniden öğrenen Apaydın, semt merkezinden yararlanan kadınların birlikte daha güçlü olduğunu ve kadınların eve kapanmaması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kursta ve kermeslerde yavaş yavaş insan içine katılmaya başladım, güzel dostluklar edindim. Bu bana çok iyi geldi, psikolojime çok iyi geldi. Burası hayatıma neşe katıyor. Birlikte vakit geçiriyoruz, dertleşiyoruz. Ben onlara anlatıyorum, onlar bana anlatıyor. Öğlen saatlerinde, yemek getirdiysek onu paylaşıyoruz, getiremediysek salça ekmek yiyoruz. Çayı bile beraber içmek çok güzel bir şey. Kadınların evde yalnız başına durmamaları lazım. Otobüste biri yanıma otursa semt merkezlerini anlatıyorum. ‘Kadınların birbirlerine nasıl iyi geldiklerini orada göreceksiniz’ diyorum. Bu merkezlerden tüm kadınlar yararlansın istiyorum.”

“NİLÜFER BAŞKANIM KALBİMİ ÇALDI”

Başta Karantina Gece Kermesi olmak üzere Konak Belediyesi’nin düzenlediği kermeslere katılarak bütçesine katkı koyan Apaydın, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun, elini her zaman kadınların üzerinde tuttuğunu ve kendilerini asla yalnız bırakmadığını dile getirdi. Kermesler sayesinde birçok kadının ekonomik özgürlüğe adım attığını belirten Apaydın şu ifadeleri kullandı:

“Nilüfer Başkan’ıma teşekkür ediyorum. Karantina’ya, Gece Kermesine sık sık geliyor, hepimizle tokalaşıyor. Yani, elini üzerimizden çekmiyor. Onu bize hissettiriyor. Kermes çok önemli. Kadınlar için ekonomik özgürlüğe bir adım. Tamamen olmasa bile bir başlangıç. Kermesten ilk kazandığım para kendi paramdı. Bir yerden gelmedi, kimseden istemedim, ben kazandım. Evde otursaydım belki Nilüfer Başkan’ımla hiç tanışmayacaktım, tokalaşmayacaktım. Büyük, küçük demeden herkesle tokalaştığı için kalbimi çaldı. Ona ve bütün emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.”

“BENİM İÇİN, SON SÖZ NE DERSENİZ; BURASI BENİ HAYATTA TUTUYOR”

Aktan Apaydın, kendisini yeniden hayata bağlayan Saadet Mirci Semt Merkezi’ni “Benim için, son söz ne derseniz; burası beni hayatta tutuyor. Sanki buraya gelmezsem hayat benim için uzun sürmeyecekmiş gibi hissettiriyor. Burada işe yarar hissediyorum, işe yaradığımın sevincini yaşıyorum. Hâlâ üretebiliyorum hâlâ hayatlara dokunabiliyorum. Ben artık evde ağlayan, perdeleri kapatıp oturan bir Aktan değilim” diyerek özetledi. 

Hayata yeniden açılan kapı: “Konak Belediyesi Semt Merkezi”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.